Şüpheden sanık yararlanır.
- onurhanayas8
- 25 Eki 2022
- 2 dakikada okunur
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.03.2021 tarihli, 2020/126 E ve 2021/130 K. Sayılı kararı;"Mağdurenin savcılıkta alınan ilk beyanında açık giyinmesi ve dışarıda gezmesi hususlarında babasının kendisine birtakım yasaklar koyduğunu belirtmesi, mağdurenin üvey annesi ...'ün kollukta alınan ilk beyanında mağdurenin, kendisine öz annesinin yanına gitmek istediğini, bu hâlde konunun kapanacağını söylediğini, kovuşturma aşamasında ise sanığın mağdureye yönelik söz konusu eylemleri gerçekleştirecek yapıda bir kişi olmadığını ve herhangi cinsel bir eylemine tanıklık etmediğini bildirmesi, kolluk görevlileri huzurunda mağdure, öz annesi ... ile telefonla görüştüğünde ...'nın mağdureye "Benim yanıma gelmek için mi yapıyorsun bunları?" şeklinde soru yöneltmesi ve telefon görüşmesinin ardından da polis memuruna mağdureye inanmadığını açık ve net bir biçimde ifade etmesi, yine ...'nın aşamalarda eski eşi olan sanığın böyle aşağılık bir eylemde bulunacak karakterde bir insan olmadığını belirtmesi, mağdurenin kardeşlerinin de iddia edilen eylemlerin gerçekleştiğini hiçbir zaman görmediklerini ve gerçekleşmesi hâlinde de görmemelerinin mümkün olmadığını dile getirmeleri, mağdurenin ikinci sınıfta ilk ve tek olarak gerçekleştiğini, beşinci sınıftan itibaren ise tekrar başlayıp sekizinci sınıfa kadar haftada 4-5 kez gerçekleşmek suretiyle devam ettiğini belirttiği eylemlerin çok uzun bir zaman dilimine yayılmış olması ve söz konusu zaman aralığında sanık ... mağdureyle aynı evde yaşayan mağdurenin kardeşlerinin yanı sıra günün 24 saatinde evde olduğunu söyleyen ...'ün de bir görgüsünün bulunmamasının ve bu yönde bir kuşku da duymamış olmalarının hayatın olağan akışına uygun olmaması, alınan doktor raporlarında mağdurede fiili livatanın maddi bulgularına rastlanılmadığının belirtilmesi, dosya içerisinde bulunan ses kayıtlarında mağdurenin pişmanlık duyduğunu söylemesi konusunda ... tarafından gerçekleştirilen yönlendirmenin sanığa atılı eylemlerin sübut bulup bulmadığına dair bir tespit içermemesi, mağdurenin savcılıkta alınan ikinci beyanı ile kovuşturma aşamasındaki beyanlarında sanığa iftira attığını söyleyerek sanık lehine oluşan şüpheleri daha da kuvvetlendirmesi, tüm aşamalarda atılı suçu işlemediğini belirten sanık savunmasının aksine bir delil bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde; sanığın öz kızı olan mağdureye organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismarda bulunduğuna dair mahkûmiyetine yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bu şekilde sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesinin isabetli olmadığı kabul edilmelidir. Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu hükmündeki gerekçelerinin isabetli olmadığına ve mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmelidir."

Yorumlar